ÇOCUKLA İLETİŞİM

       Yarınların onların elinde olduğunu düşündüğümüzde çocukların geleceketeki kişilik yapılarını etkileyecek psikolojilerine ayrı bir önem vermek gerekir. Bir saksı çiçeğini düşünün... Çiçek nasıl sulanmadan, güneşe çıkarılmadan yani belli bir zahmet vermeden büyüyemezse, çocukların da psikolojilerini ve kişilik oluşumunu besleyen şey iletişimdir. Anne babalar, özellikle "çocuk birşeyden anlamaz, daha çok küçük" gibi savunmalardan kaçınmalıdır. Çünkü, cocuklar gelişmiş iç güdüleriyle meydana gelen herşeyin çok kısa sürede farkına varırlar. Çocukla iletişimde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, çocuklara önemsendiklerini hissettirmektir. Bunun için anne babalar, bir giysi aldıklarında veya bir restauranta gittiklerinde çocuklarına seçme hakkı tanımalıdır. Bir çocuğa öz güven aşılamak ancak bu yolla mümkün olur ve böylece anne  babalar toplum açısından daha faydalı, daha başarılı nesiller yetiştirebilir.
    Çocukla iletişimde anne babalar, çocuğa karşı yapmacık tavırlardan uzaklaşmalı ve samimi olmalıdır. Ayrıca bir anne baba çocuğuyla yalnızca anne-baba rolünden dolayı değil, her konuda onunla iletişim kurmalı ve bu konuda arkadaşlık rolünü üstlenmelidir. Çocuğun önemsendiği hissini veren en önemli davranış ise, çocuk bir şeyler anlatırken, anne babanın başka şeylerle ilgilenmemesidir. Burada yapılması gereken şey, çocuğun gözlerinin içine bakmak ve onu dikkatlice dinlediğini göstermektir. Çocuklar, belli dönemlerde hayali varlıkları gerçek gibi bizlere anlatabilirler. "Bugün balıklarla yüzdüm, kralın şatosuna gittim, penceredeki kuş bana gelmemi söyledi" gibi... Çocuklarımız bizlere bu tip şeyleri anlattığımızda onunla alay etmemeli, onu büyük bir ciddiyetle dinlemeliyiz. Çünkü çocukların, bunların gerçek olmadığını öğrenecek zaman henüz gelmemiştir. Ayrıca anne babalar çocukla iletişiminde çok yumuşak ve onun anlayabileceği ifadeler kullanmalıdır. Son olarak da şu söylenebilir: Çocuklar öğrenme döneminde anne babalarına aynı şeyi binlerce defa sorabilirler. Bu dönemde anne babalar çok sabırlı olmalı ve her defasında aynı soruya cevap vermelidir. Mevlana'nın çocuğa karşı sabır ve hoşgörü konusuyla ilgili bir olayı anlatarak yazımı bitirmek istiyorum:
   "Mevlana bir gün bir mahalleden geçiyormuş. Yol kenarında oynayan çocuklar onu görmüş ve koşarak gelip elini öpmüşler. Ancak çocuklardan biri aynı şeyi yapmamış ve olduğu yerde kalmış. Mevlana diğer çocuklarla sohbet ederken o da şöyle seslenmiş:
- Mevlana dede! Biraz bekle az sonra geleceğim...
Mevlana çocuğun bu sözü üzerine yoluna devam etmemiş ve onu beklemiş. Çocuk da oynamış oynamış..Oyununu bitirdikten sonra da Mevlana'nın yanına gelmiş ve elini öpmüş.
Sanıyorum Mevlana'nın bu çocuğa karşı gösterdiği hoşgörü örneği, anlattıklarımı en iyi özetleyen bir hikayedir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !